Blog Detay

Hayat Anlamını Kaybettiğinde Ne Yapmalıyız

  • 01.02.2017
Hayat Anlamını Kaybettiğinde Ne Yapmalıyız

Hayatı gerçekçi bir şekilde analiz etmek her şeyden önce gelir. Bu analizi yaparken bir doktor hassasiyetine ve sorumluluğuna sahip olmak gerekir. Doktorlar bir hasta ile karşılaştıklarında önce sorulara sorarlar. Bu sürece anemnez adı verilir. Anemnezi ne kadar iyi yapılırsa teşhis o kadar doğru olur. Bu da hayatı değiştirmek, daha güzel bir hale getirmek için mutlaka yapılması gereken bir uygulamadır. Hayatın anlamını yitirdiği düşünüldüğünde sorulması gereken sorular bellidir. Neden böyle oldu? Nerede hata var? Hayat neden anlamsız bir hale geldi? gibi sorular analiz yapmak için sorulmalıdır. Gerçekçi bir yaklaşım için dürüst sorular ve dürüst cevaplar elde etmek gerekir. Bahane uydurmak, anlık cevaplar vermek insanın kendini kandırmasından öteye gitmez. Sorular ve cevaplar ne kadar dürüst olursa teşhis de o kadar doğru olur. Anemnez yaptıktan sonra teşhis kolay bir şekilde elde edilir. Sigara içmek, sosyal medyada zaman harcamak, gereksiz insanlar yüzünden meşgul olmak ya da yeterince kendimle ilgilenemiyorum gibi pek çok farklı cevap sayesinde doğru teşhis konuşabilir.

Soruların cevapları her zaman insanın aklında gizlidir. Sorular ve cevaplar doğru bir biçimde eşleştiğinde problem çözümü ortaya çıkar. Yapılması gereken tek şeyin inanarak yapmak olduğu noktada hayatın kaybolan anlamı geri gelmektedir. Sorular ve cevaplar bir araya geldikten sonra hayatı daha anlamlı kılacak değerleri de gözden geçirmek gerekir. Aile, arkadaşlar, çocuklar, iş ya da sorumluluklar insanı hayata bağlar. Bunların yanında kişinin hayalleri de aynı derecede hayata anlam katmalı ve bağlamalıdır. Kişi kendi amaçlarını gerçekleştirmeden pes etmeyeceğini düşünmelidir. Amaçları net bir şekilde belirlemek ve yazılı bir hale getirmek gerçekleştirmek için gereken motivasyonu sağlar.

İnsanlar genellikle başarısızlık yaşadıklarında hayatın anlamını kaybettiklerimi düşünürler. İş, kariyer, eğitim ya da ilişki başarısız olunabilecek alanlardan bazılarıdır. Ancak başarısızlık dünyanın sonu değildir aksine dünyanın en başarılı insanları defalarca başarısızlığa uğramış ve hata yapmış insanlardır. Edison dünyada en fazla patenti olan kişidir. Edison bir soya fasulyesinden kauçuk üretebilmek için 10.000 tane deney yapmıştır. 10.000 tane başarısızlığa imza atan kişi dünyada en çok patente sahip olan kişidir. Başarısız ol, tekrar dene, başarısız ol, tekrar dene bu zincir bir noktada kırılır ve başarı ortaya çıkar. Başarısızlık yeterli motivasyon elde edildiğinde başarılı olmanın habercisidir. Atletizmde uzun atlama için sporcunun önce geri geri gitmesi gerekir. Bu başarısızlığın güç kazanmak için kullanılmasını sembolize edebilir. Atletler güç kazanmak, hırslanmak ve enerjilerini doğru yönlendirmek için geri geri giderler sonrasında hızlanarak en uzağa sıçramaya çalışırlar. Bu betimleme ile başarısızlıkların motive edici gücünden yararlanmanın başarının anahtarı olduğunu görmek mümkündür.

Başarısızlık insanın inancını kırmamalı, hayata küsmesine neden olmamalıdır. Aksine başarı için elde edilen deneyimlerden dolayı daha hırslı ve motive olmuş olmasını sağlamalıdır. Hayatın anlamını yeniden kazandırmak için insanın motive olacağı amaçlara, hayata bağlanmasını sağlayacak hedeflere ihtiyacı vardır. İnsanın yataktan çıkmasını ve hayattan zevk almasını sağlayacak amaçlara ihtiyaca vardır. Bu amaçlarla yeniden hayata bağlanır.

Hayat Anlamını Kaybettiğinde Ne Yapmalıyız

  • 01.02.2017
Hayat Anlamını Kaybettiğinde Ne Yapmalıyız

Hayatı gerçekçi bir şekilde analiz etmek her şeyden önce gelir. Bu analizi yaparken bir doktor hassasiyetine ve sorumluluğuna sahip olmak gerekir. Doktorlar bir hasta ile karşılaştıklarında önce sorulara sorarlar. Bu sürece anemnez adı verilir. Anemnezi ne kadar iyi yapılırsa teşhis o kadar doğru olur. Bu da hayatı değiştirmek, daha güzel bir hale getirmek için mutlaka yapılması gereken bir uygulamadır. Hayatın anlamını yitirdiği düşünüldüğünde sorulması gereken sorular bellidir. Neden böyle oldu? Nerede hata var? Hayat neden anlamsız bir hale geldi? gibi sorular analiz yapmak için sorulmalıdır. Gerçekçi bir yaklaşım için dürüst sorular ve dürüst cevaplar elde etmek gerekir. Bahane uydurmak, anlık cevaplar vermek insanın kendini kandırmasından öteye gitmez. Sorular ve cevaplar ne kadar dürüst olursa teşhis de o kadar doğru olur. Anemnez yaptıktan sonra teşhis kolay bir şekilde elde edilir. Sigara içmek, sosyal medyada zaman harcamak, gereksiz insanlar yüzünden meşgul olmak ya da yeterince kendimle ilgilenemiyorum gibi pek çok farklı cevap sayesinde doğru teşhis konuşabilir.

Soruların cevapları her zaman insanın aklında gizlidir. Sorular ve cevaplar doğru bir biçimde eşleştiğinde problem çözümü ortaya çıkar. Yapılması gereken tek şeyin inanarak yapmak olduğu noktada hayatın kaybolan anlamı geri gelmektedir. Sorular ve cevaplar bir araya geldikten sonra hayatı daha anlamlı kılacak değerleri de gözden geçirmek gerekir. Aile, arkadaşlar, çocuklar, iş ya da sorumluluklar insanı hayata bağlar. Bunların yanında kişinin hayalleri de aynı derecede hayata anlam katmalı ve bağlamalıdır. Kişi kendi amaçlarını gerçekleştirmeden pes etmeyeceğini düşünmelidir. Amaçları net bir şekilde belirlemek ve yazılı bir hale getirmek gerçekleştirmek için gereken motivasyonu sağlar.

İnsanlar genellikle başarısızlık yaşadıklarında hayatın anlamını kaybettiklerimi düşünürler. İş, kariyer, eğitim ya da ilişki başarısız olunabilecek alanlardan bazılarıdır. Ancak başarısızlık dünyanın sonu değildir aksine dünyanın en başarılı insanları defalarca başarısızlığa uğramış ve hata yapmış insanlardır. Edison dünyada en fazla patenti olan kişidir. Edison bir soya fasulyesinden kauçuk üretebilmek için 10.000 tane deney yapmıştır. 10.000 tane başarısızlığa imza atan kişi dünyada en çok patente sahip olan kişidir. Başarısız ol, tekrar dene, başarısız ol, tekrar dene bu zincir bir noktada kırılır ve başarı ortaya çıkar. Başarısızlık yeterli motivasyon elde edildiğinde başarılı olmanın habercisidir. Atletizmde uzun atlama için sporcunun önce geri geri gitmesi gerekir. Bu başarısızlığın güç kazanmak için kullanılmasını sembolize edebilir. Atletler güç kazanmak, hırslanmak ve enerjilerini doğru yönlendirmek için geri geri giderler sonrasında hızlanarak en uzağa sıçramaya çalışırlar. Bu betimleme ile başarısızlıkların motive edici gücünden yararlanmanın başarının anahtarı olduğunu görmek mümkündür.

Başarısızlık insanın inancını kırmamalı, hayata küsmesine neden olmamalıdır. Aksine başarı için elde edilen deneyimlerden dolayı daha hırslı ve motive olmuş olmasını sağlamalıdır. Hayatın anlamını yeniden kazandırmak için insanın motive olacağı amaçlara, hayata bağlanmasını sağlayacak hedeflere ihtiyacı vardır. İnsanın yataktan çıkmasını ve hayattan zevk almasını sağlayacak amaçlara ihtiyaca vardır. Bu amaçlarla yeniden hayata bağlanır.